Sözlükte "yasa" ne demek?

1. Olayların gidişinde olağandışına yer vermeyen, değişmezlik ve zorunluluk gösteren kural; toplumsal yaşam içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir zorunluluğu olan toplumsal alışkılar bütünü.
2. Devletin yasama gücü tarafından konulan, herkesin uyması zorunlu olan yaptırıma bağlı kuralların her biri, kanun; düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması zorunlu olan temel.
3. (bilimde) çok sayıda deney ve gözlemlerden sonra, aynı koşullarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak saptanan durumyasa

Cümle içinde kullanımı

Doğa yasaları.

Yasa kelimesinin ingilizcesi

[Yassa] n. lament, mourning
n. act, act of congress, code, enaction, law, regulation, statute
v. legislate

Yasa nedir? (Felsefe)

1) Gerek bilincin, gerekse nesnel gerçeğin fenomenleri arasındaki, -göreceli bağımsızlılığıyla kendini belli eden ve aynı koşulların var olması halinde, kendini tekrarlayan- zorunlu, genel ve asli bağlanıldık.

Yasal düzenlilikler denince; süreçlerin, dolayısıyla durumların, kendi içlerinde yatan yasalar uyarınca, seyri, gelişmesi anlaşılır. Yasal düzenlilikler, yasaların işleyişinde her zaman açık olarak ortaya çıkmayan bir demet yasayı kapsar.

Bir yasanın nesnel karakter’ i denince, onun insan bilincinden, insan iradesinde ve isteklerinden bağımsız etkisi anlaşılmalıdır. Felsefi maddecilik, bilimlerle ve toplumsal pratikle uyum içinde bulunarak, gerçekteki nesnelerin ve fenomenlerin yalnızca maddi değil, aynı zamanda yasal düzenliliklere uygun bağlanıldıklar içinde bulunduklarını söyleyen, dünyanın maddeye dayalı tekliği anlayışından hareket eder. İlk kez, diyalektik ve tarihsel maddecilik, nesnel yasaların yalnızca doğa içinde değil, aynı zamanda toplumda da geçerli olduğunu (maddeci tarih anlayışı) ve etki gösterdiğini açıklayabilmiş, böylelikle de insanlık tarihinde, bilimsel olarak kanıtlanmış tutarlı biricik dünya görüşünün felsefesi olmuştur.

Doğanın ve toplumun nesnel yasaları, etkileme tarzlarıyla birbirlerinden ayrılırlar. Doğanın nesnel yasaları, amacı kendinden ibaret, bilinçsiz, başıboş birçok güçlerin karşılıklı-etkileri sonunda hükmünü gösterdiği halde, toplumun nesnel yasaları, insanın bilinçli, amaçlı faaliyetinin yasalarıdırlar; yalnızca bu faaliyet sayesinde ve onun sonucunda var olur ve etki yaparlar. Ne var ki, her toplumsal faaliyet, bilinçli ve amaca yönelik olduğu halde, yasa, «nesnel sürecin biçimlerinden» (Lenin) biridir. Çünkü her zaman nesnel toplumsal ilişkiler içinde gerçekleşir; bu ilişkiler ise, bilinçli faaliyetin hedefini ve etkisini belirlerler. Öyleyse, nesnel toplumsal yasaların denetim altına alınması ve kullanılması, yalnızca onların doğru olarak bilinmesiyle değil, uygun, nesnel toplumsal ilişkilerin yaratılmasıyla olanaklı olur ki, bu da sosyalist toplumdaki ve komünist toplumdaki ilişkiler içinde gerçekleşir. Sosyalizm-öncesi bütün sosyo-ekonomik kuruluşlarda yasalar, gelişmelerini «bilinçsiz olarak, dışsal zorunluk biçiminde, görünürdeki rastlantısallım sonsuz sırası içinde» (Engels) sürdürürler; o zaman insanlar toplumsal faaliyetlerini yöneten yasalara egemen değildirler, dışarıdan hükmeden, yabancılaşmış o yasaların egemenliği altındadırlar. (—» Kendiliğindenlik)

Etki alanlarının genişliği göz önüne alınarak, yasalar arasında genel ve özgül yasalar diye bir ayırım yapılır. Genel gelişme yasalarının işleyiş alanını oluşturan ve aynı zamanda diyalektik ve tarihsel maddecilik tarafından araştırılan, doğanın, toplumun ve düşünmenin yasaların, nesnel gerçek’ in bütün fenomenlerini kapsarlar. Yasaların genel ve özgül diye ayrılması göreceli bir işlemdir. Maddenin belirli bir hareket biçiminin genel yasaları, diyalektik maddeciliğin yasaların açısından aynı zamanda özgül yasalardır.

Tek tek fenomenler ya da kitlesel fenomenler arasında yasal düzenliliklere uygun bir bağlanıldığın bulunmasına göre durağan ve hareketli yasalar ayırımı yapılır. Bir kitlesel fenomenin çerçevesi içindeki rastlantılarda dile gelen ve o kitlesel fenomeni bir bütün olarak belirleyen ve böylelikle mevcut genel bağlamlılık çerçevesi içinde, tek bir fenomenin ortalama davranışına «genel’ den tek’ e» varmayı olanaklı kılan yasa, durağan yasadır. Durağan yasaları örneğin moleküler fizikte, kuantalar mekaniğinde ve ayrıca toplumsal bilimlerde bulabiliriz.

2) Hukuksal yasa ise: Toplumun bireyleri arasındaki ilişkileri düzenlemek amacıyla yetkili bir devlet organınca çıkartılan ve üstün hukuksal gücü olan hukuk metnidir.